20 Kasım 2012 Salı

Bu günlerde evimizde çok hızlı bir şekilde hareket edip,en pratik düzenlemeleri ve yemekleri yapmaya çalışıyoruz.Çünkü minik oğlumuz büyüdükçe ,uyuduğu saatler azalıyor ve anlarının çoğunu Dünya'mızı  ve bizi keşfetmeye ayırmak istiyor.Biz bu durumdan şikayetçi değiliz ama bazen her şey çok yavaşlıyor ve evimizde işler duruyor.İşte son zamanların resimlerle evimizde iz düşümleri   .
                                    Sevgili komşularımızdan gelen nefis ekler bizi kendimizden geçirdiler.
                                              Orkidelerin zarif hallerini evimize çok yakıştırıyorum.
                                         Gümüşleri çok seviyorum,çikolatalar da evimizin vazgeçilmezleri.
                                                                Çiçekler ve renkler
        Balık yasağının kalkmasıyla evimizde sık sık balık pişiriyoruz .Daha dikkatli avlanmalar sonucu bu sene lüfer yiyebildik.  Harika bir haber bu.
 
       Yaban mantarlarından yapılmış yahni,ördek ve yeni keşif manda yoğurdu.Lezzetli,keyifli saatler....
Canım dostuma giderken değişik bir kek kalıbı aldım,bari ilk kekini de ben pişireyim götüreyim dedim. Blogdaşım Derya'nın blogda tarifini verdiği havuçlu keki yaptım.Üstünü kremayla süsledim.Çok beğenildi.
Yavaş yavaş yeni yılın gelmesini beklerken, son resimde canım dostumun evlerinde süsledikleri ağacın resmi olsun istedim.Bir daha ki yazıda umarım bizim evden yeni yılla ilgili hazırlıkların yazısı olur.Yani bu hazırlıkları yapmaya ve resimlemeye fırsatım olur.
                                                                                                                                   Tuğba

16 Kasım 2012 Cuma

Yine Yeniden

   Uzun bir yoldan tatlı bir yorgunlukla dönüyorum.Evimize doğan 'Güneş',hayatımızın penceresinden mutlu yüzüme yansıyor.Şanslı kadınların ancak tadabileceği, özel hislerle bundan sonraki yaşadıklarımı,hayatımın güzel ayrıntılarını sizinle tekrar paylaşabilmek büyük bir keyif.Yine yeniden sevgiyle merhaba...

30 Temmuz 2012 Pazartesi

Çikolatalı Muffin



Uzun bir ara verdik şimdi dönüş yapma zamanı... Timur öğle uykusunda, dışarısı çok ama çok sıcak ama ev çok şükür ki serin. Sevgili zümrem Gülcan için yapmıştım bu muffinleri. Onun da hazırladığı diğer lezzetlerle afiyetle yedik. Ben bu muffinin tarifini Sofra dergisinin internet sitesinden almıştım. Tarif Fatoş Yağcı'ya ait. Birebir tuttu tarif ilk denemem de bu nedenle favorilerimden biri. Kahveyle de çok güzel gidiyor. Her zamanki gibi biraz fazla pişirdim ve çikolataları yanmaktan son anda kurtardım. (Yeni fırınıma bir an önce alışmam lazım. ) Şimdiden afiyet olsun...

Malzemeler:


2 yumurta
4 kahve fincanı toz şeker
2 kahve fincanı sıvı yağ
2 kahve fincanı yoğurt
6 kahve fincanı un
1 paket kabartma tozu
3 çorba kaşığı kakao
1 su bardağı damla çikolata
2 çorba kaşığı pudra şekeri

Yapılışı:

Yumurtaları toz şekerle birlikte bir mikser yardımı ile iyice çırpın. Yoğurt ve sıvı yağ ekleyip 1-2 defa daha karıştırın. Karışımın üzerine un, kabartma tozu ve kakaoyu ekleyin. Katı bir kek karışım elde edene kadar karıştırın. Muffin kalıplarının yarısını karışımla doldurun. Kalıpların üzerine damla çikolatalarını serpin ve önceden ısıtılmış 170 derece fırında içini çekene kadar pişirin. Soğuduktan sonra üzerine pudra şekeri serperek servis edebilirsiniz.


Derya


9 Nisan 2012 Pazartesi

ZARAFET



     Hafta sonu sevgili halacığımı ziyarete gittik. Sizlere daha önce her gidişimizde bizi nasıl iyi ağırladığından, elleriyle yaptığı vişne likörlerinden bahsetmiştim. Fakat o bayram ziyaretinden çok kısa bir süre sonra halam rahatsızlandı ve kalp ameliyatı geçirdi. Ondan sonraki süreç o kadar zor bir süreçti ki hepimiz çok üzüldük. Ben her şey normale dönüp tekrar halamı evinde kendi işlerini yaparken görebileceğiz mi diye düşünürken nefis yaşam enerjisi ve gücüyle kısa bir sürede tekrar kendi evine ve düzenine döndü.(Tabi zor bir süreç geçirdi ama)

    Neyse gittiğimizde yine kendisi gibi zarif sunumu ve lezzetleriyle bizleri mest etti.Sizlere çok sevdiğimiz meşhur vişneli kekinden mi bahsetsem yoksa ıspanaklı kreplerinden mi, gümüş çay takımlarından mı yoksa minik kanaviçe işli morlu örtüsünden mi? Canım benim hep mutlu , sağlıklı bizlerle olsun. Hayatta bu güzelliklere sarılmamız gerektiğini, çirkinliklere kapılmadan zarafetle yaşamanın önemini her daim hatırlayalım yaşamımızdaki güzel insanlarla.
  Halamın her dem balkonu da şenlikli ve güzeldir...
   Bütün bu güzellikleri yaratan halacım sağlıklı , mutlu uzun yıllar daha hep üreterek yanımızda ol...
   Yine kendisi hem de hamileliğinin son ayında olan arkadaşım doğal sütle yaptığı muhallebileri bana da faydası olsun diye getirmiş. Kaplarının ciciliğine, düşüncesinin inceliğine bakar mısınız?
   Bir de Adapazarı’ndan gelen incelikler ve güzellikler de vardı hafta sonumuzda ama o başka bir yazı konusu.
   Zarafet, paylaşım zaman zaman iç acıtacak kadar zor olan hayatlarımızın tansıklı tarafları…
                                                                                                             Tuğba


30 Mart 2012 Cuma

Kaymaklı Bafra Lokumu


Aslında bu fotoğrafı çekeli çok oldu ama bir türlü yazmaya zaman bulamamıştım hazır başlamışken bunu da ekleyeyim dedim. Efendim bu fotoğrafta gördüğünüz Kaymaklı Bafra lokumu. Bildiğimiz lokumdan oldukça farklı. Ağzınıza attığınız an eriyip gidiyor. İçindeki ise katışıksız manda kaymağı ki beni asıl ilgilendiren o kısım. Bayılıyorum kaymağaaaaaaaaaaaaaaa !!! Ah bir de o kadar kalorili olmazsa. Eğer kış mevsiminde yolunuz düşerse Bafra'ya mutlaka deneyin tadı çok güzel. Bu lokum havaların ısınması ile birlikte şekerleme dükkanlarının dolaplarından kalkıyor çünkü manda kaymağının sıcak havada muhafaza edilmesi oldukça güç. Ben Bafra'daki tüm şekerlemecilerde denedim bu lokumu ama en çok Cılboğlu Şekerleme'deki hoşuma gitti. Fiyatı diğerlerinden azıcık fazla ama ona göre de malzemesi fazla. Tadı ise aynı oranda güzel :))))

Derya

Kakaolu-şerbetli kurabiye


Ve gün sırası Binnaz'daydı. Söz vermiştim ona bu kurabiyelerden yapacağım diye. Gecikmeli olsa da tuttum sözümü. Bu tarifi çok seviyorum çünkü ne zaman denesem aynı lezzette ve kıvam da tutuyor. Tam misafire ikram etmelik çünkü garantili tarif. Sizlerle de paylaşmak istedim...



Malzemeler:

Hamuru için
Ø  1 paket oda sıcaklığında margarin
Ø  1 su bardağı sıvıyağ
Ø  1 yumurta
Ø  1 su bardağı şeker
Ø  3 yemek kaşığı dolusu kakao
Ø  1 paket kabartma tozu
Ø  Un
Ø  Hindistan cevizi

Şerbeti için
Ø  1 su bardağı su
Ø  1 su bardağı şeker

Yapılışı:
Hamur malzemelerinden bildiğimiz kurabiye hamuru kıvamında bir hamur hazırlayın. Resimde görülen kurabiyeleri ben ceviz büyüklüğünde toplardan yapmıştım ama bu seferde yağlı kağıtların içinde biraz küçük kalıyorlar. İsterseniz daha büyük parçalar kopararak da yapabilirsiniz. Çok fazla kabarmadıkları için aşırı büyük olma ihtimalleri yok. Diğer taraftan şeker ve suyu sadece karıştırırak-pişirmeden- bir şerbet hazırlayın. Şerbetin ılık olması gerekiyor. Kurabiyeler fırından çıkıp ilk sıcaklığını attıktan sonra üst kısmını önce şerbete sonra hindistan cevizine batırın ve renkli muffin kağıtlarına koyarak servis ediniz. 

Yukardaki malzemelerden neredeyse iki tepsi kurabiye çıkıyor ben bu nedenle yarı malzemeyle hazırladım kurabiyeleri ve neredeyse 35 tane kurabiye çıktı. Bilginiz bir de üzerine afiyet olsun olsun...

                                                                                                                                               
Derya



Havuçlu Tarçınlı Kek


Geçtiğimiz pazartesi sevgili blogdaşım Tuğba'ya kahvaltıya gittik. Hamur işleri arasında kek her zaman için son tercihimdir ama onun yaptığı keke bayıldım ve daha da güzeli oğlum benden daha çok sevdi. Tuğbacığım tarifi Sevgi öğretmenimizden almış evdeki malzemelere göre değiştirmiş ben de bir iki değişiklik yaptım ve sonuç harika oldu. İkisinin de ellerine sağlık....

Malzemeler:

  • 3 yumurta
  • 1.5 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 1 su bardağı süt (orjinal tarifte varmıydı bilmiyorum ama ben belki eksik almışımdır tarifi diye ekledim.)
  • 3 su bardağı un ( ben 1 su bardağı beyaz un, 1 su bardağı tam buğday unu ve 1 su bardağı mısır unu kullandım.)
  • 3 tane havucun rendesi 
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • Ceviz içi
  • Tarçın
Yapılışı:

Yumurtalar beyazlaşıncaya kadar şeker ile çırpılır. Sonra sıvı yağ ve süt eklenir. Bunlarda karışıma yedirildikten sonra geri kalan malzemeler en son kabartma tozu olacak şekilde ilave edilir ve kek kalıbına dökülür. Ben dikdörtgen kek kalıbı kullandım ve hamuru dökmeden önce yağlı kağıt serdim. 17 derecede 40 dakika pişti ve soğuduktan sonra kalıptan çıkardım. Fırını önceden ısıtmadığım halde tamamen pişti ve çok da güzel kabardı. Misafire yapsam kalıptan çıkarken parçalanır ve bir tarafı kabarıp diğer yanı dibe çökerdi. Demek ki oğlumun şansına sonuç mükemmel oldu. Afiyet olsun...

Derya